← Tüm yazılar

30 Eylül 2026

Değişiyoruz

Değişiyoruz

DEĞİŞİYORUZ

Değişiyoruz.

Zaman içinde farkına varmasak da bir halden diğerine evriliyoruz.

Bir gün içinde yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz bize ruhumuza, bedenimize işliyor ve bizi değiştiriyor.

Bu değişim sonucu bugün beğendiğimiz bir şeyi bir süre sonra o kadar da beğenmediğimizi görüyoruz.

Tercihlerimiz değişiyor.

Hatta ağzımızın tadı bile değişiyor.

Bir halden başka bir hale geçiyoruz.

Yıllar geçtikçe değişim daha da görünür oluyor.

Yaş aldıkça eski hallerimiz ile aramızdaki fark artıyor.

Sanki iki farklı insanmışız gibi oluyoruz.

Eskiden daha gergindim, daha fevriydim oysa şimdi daha sakinim, diyebiliyoruz.

Eskiden duygularımı saklardım şimdi ise herşeye ağlıyorum, dediğimiz oluyor.

Velhasıl değişiyoruz.

Bu iyi hoş da bazen sıkıntılı durumlar yaşanabiliyor içimizde.

Eski ve yeni kimliklerimiz birbiri ile çatışabiliyor.

Örneğin eskiden daha hareketli olan ben, şimdiki sakin ben’i “Sünepe” diye suçlayabiliyor.

Ya da eskiden duygularını saklayan halim, şimdiki halime “Amma da sulugöz oldun“

diyebiliyor.

İçimizdeki parçaların birbiri ile kavgası, gerginliği bizi de gerer ve keyfimizi kaçırır.

İçimizdekileri uzlaştırmadan, dış dünyamızda barışı hissedemeyiz.

Bu noktada yapılacak şey, bu iki parçamızın karşılıklı oturup, konuşması.

Evet evet aynen böyle.

Karşılıklı 2 sandalye koyup, sıra ile oturmak ve içimizdeki o parçaları konuşturmak.

Bırakın bu şekilde içlerini döksünler.

Huzur ancak o zaman geliyor.

Onlar birbiri ile konuşurlarken siz de onları izleyerek, aslında onlardan çok daha büyük bir ruh olduğunuzu anlıyorsunuz.

İçinizdeki parçalarla özdeşleşmeniz bitiyor.

Bu çalışma Aile Dizimi şeklinde de yapılabilir.

Yani içimizde bir çok parça var.

Anne parçamız, çocuk parçamız, ilgi isteyen parçamız, özgür ruhlu parçamız, tembel parçamız ve daha neler neler...

Aile Diziminde bu parçaları ortaya çıkarıp, birbirlerine karşı tutumlarına da bakabiliyoruz.

Aslında çözüm, anahtar çok.

Yeter ki kapıları açmak isteyelim.

Farkındalıklarınızın artması dileğimle sevgiler.

DİĞER YAZILAR

YENİ ÇALIŞMA

Paranı Baştan Yarat

Para, sadece cebimizde taşıdığımız kağıtlar ya da dijital rakamlar değil. Aynı zamanda güven, özgürlük, hayatta kalma hissi ve emek gibi çok derin anlamlar taşıyor.

Çocukluktan gelen sözler, aile içinde paraya dair gördüklerimiz, anne ve baba hattından gelen kalıplar fark etmeden zihnimize işleniyor. Ve çoğu zaman şu tür inançlar oluşuyor;

  • Para zor kazanılır.
  • Bizim ailede kimse zengin olmadı.
  • Çok para kazanırsam bir şey olur.
  • Para insanı değiştirir.

Tanıdık geliyor değil mi?

İşte 17-18 Ekim’de Kuşadası Kuş Yuvası’nda yapacağımız ‘Paranı Baştan Yarat’ çalışmasında tam olarak bu kalıplara bakacağız.

Önce bulacağız, anlayacağız, sonra dönüştürmek için çalışacağız. Aile dizimi, ThetaHealing ve beden egzersizleriyle sadece zihinsel değil, duygusal ve bedensel olarak da bu dönüşümün içinde olacaksın.

Parayla nasıl bir ilişki yaşamak istiyorsun?

Korkuyla mı? Kaygıyla mı? ‘Yetmez’ duygusuyla mı?
Yoksa daha özgür, daha güvenli ve bolluk içinde bir yerden mi?

Belki de artık parayla ilgili bildiğin hikayeyi yeniden yazma zamanı gelmiştir.

İki gün, bir gece. Yoğun ve derin bir çalışma. Para ile ilişkine yepyeni bir yerden bakmak için “Paranı Baştan Yarat” 17-18 Ekim Kuş Yuvası Kuşadası’nda.

Bilgi ve kayıt ↗